Çarşamba, Ağustos 08, 2001

Ruhumu Dinlendiren Bir Site

Bir zamanlar Afrika'da kayıp bir şehri aramakta olan arkeologlar, beraberlerindeki eşya ve yükleri, hayvanların ve yerlilerin yardımı ile taşıyarak uzun bir yolculuğa cıkmışlar. Kafile zor doğa koşullarında, balta girmemiş ormanların içinde ilerleyerek, nehirleri, çağlayanları geçerek yolculuğa günlerce devam etmiş. Fakat günlerden bir gün yerlilerin bir kısmı birden durmuşlar. Taşıdıkları yükleri yere indirmişler ve hiç konuşmadan beklemeye başlamışlar. Ulaşmak istedikleri yere bir an once varmak isteyen batılı arkeologlar bu duruma bir anlam veremeyip, zaman kaybettiklerini, bir an önce yola devam etmeleri gerektiğini anlatarak, yerlilerin neden durduklarını öğrenmek istemişler. Fakat yerliler büyük bir suskunluk içinde sadece bekliyorlarmış. Bu anlaşılmaz durumu yerlilerin dilinden anlayan rehber, onlarla bir süre konuştuktan sonra şu sekilde ifade etmeye çalışmış: "Çok hızlı gidiyoruz. Ruhlarımız geride kalıyor."

Modern şehir hayatının ve çağımızın getirdigi en büyük sorunlardan biri bu; "hızla ve sonu bir türlü gelmeyecek olan hedeflere dogru çılgınca koşuşturmak" ve koşuştururken etraftaki ayrıntıları, manzaraları, küçük mutlulukları, kısaca hayata dair pek cok yaşanası güzelliği görememek ve kaçırmak...Ya da yaşanan yığınla drama, saçmalığa ve ilkelliğe seyirci kalmak, duyarsızca sadece bakıp geçmek ve gitmek... Halbuki durup ruhlarımızı beklemeli, müziği duymaya calışmalı, yavas dans etmek için çaba sarfetmeli, her günün bitiminde yatağa uzanıp "kendimize doğru bakmalıyız".

Bu email bana geldiğinde pek dikkate almadım sonra okunacaklar arasına attım. Bir arkadaşımdan gelmişti. Bu tür emaillere genelde önem vermem. Bir yemek arasında gözüme takıldı sonunu getirdim. Tümüne katılmasam da durup dinlenmek konusunda hem fikirim. Biraz ruhlarımızı dinlendirmemiz gerekli. Her sabah maddiyatçı gözlüklerimizi takıp dönen çarklar arasına balıklama dalıyoruz. Hep kısır olaylar arasında kalıp onları çözmeye çalışıyoruz. Yukarı çıkıp, olayları kuş bakışı görmek epey zor geliyor bu da düşünmemize bile zaman bırakmıyor. Küçük basit olaylar sanki o günün ölümcül olayları halini alıyor. O küçük olaylar birden hayatımız halini alıyor. İş arkadaşınız ile bir konuda uyuşamamanız haftalarca kafanızı yorabilir. Kendinizi bu olaya adayabilirsiniz. Birbirinizi bu anlamsız konuda kırabilirsiniz. Anlamsız diyorum çünkü geriye dönüp baktığımda zaman için çok önemli gelen tüm olaylar zamanla öenmlerini yitiyorlar. Uzaktan bakıldığında toplu iğne başı kadar değerleri olmuyor.

Agustos’un ilk haftası Lise’den arkadaşlar ile İzmit’te toplandık ve tüm haberleşmemizi internet üzerinden yaptık. Yeşillikler içinde yemek yerken internetin 40 kişiyi bir araya farklı yerlerden internet sayesinde bir araya getirdiğini düşündüm. Bunu belki telefonlada yapabilirdik ama ne kadar zor olurdu. Katılamayanlar artık eposta grubunda yorumları okuyorlar. Yurtdışında olan eski arkadaşlarımızla eski günlerde ortak paylaştıklarımızı tekrar konuşabiliyoruz. Böyle bir platformun yorumunu yapmak istemiyorum. Internet hayatımıza ruhumuzu dinlendirmek içinde faydalı olabilir. Sadece kullanmasını bilmek gerekli. Internette “Yakın arkadaşlarımla berbaber olup, futbol topuna kafa vurmak” kadar ruhumu dinlendiren bir site biliyor musunuz?

Hiç yorum yok: