Salı, Ekim 27, 1998

Elektronik Ticaret ve Türkiye

“Kendini hapiste bulan insan kalkıp evine gitmek istedi diye onu nasıl küçümseyebiliriz? Ya da, kaçamıyorsa bile duvarlar ve gardiyanlar dışında birşeylerden söz etmesi suç mu? Mahkum onu göremese de, dışarıdaki dünya hala gerçektir” diyor Tolkien .Internet üzerinde olanları görmeyenler de olsa, orada yaşananlar gerçek.

Geçen 10 yıl sonundaki dünyada önde gelen şirketlere şimdi bakacak olursak birçoğunun sıralamada yerlerini kaybettiklerini görürürüz. Sürekli değişen, gelişen piyasa şartlarına uyamayan, gelişmelere göre strateji geliştirmeyen şirketler uzun süreli başarılara ulaşamıyorlar. Ekonomi kitaplarında sürekli yazılan, teoride doğru olan, tam rekabet piyasasına doğru adım adım yaklaşıyoruz. Şirketler isteselerde istemeselerde artık uluslararası rekabete açıldılar. Artık Türkiye’deki bir firmanın alternetifini Brezilya’dan veya Tayvan’dan birkaç tuşa basarak bulabiliyorsunuz. Böylece Türkiye’deki birçok firma farkında olmamalarına rağmen uluslararası rekabete girdiler.

Internet üzerinde ticaretin ana 3 aşaması olduğunu söyleyebiliriz.
1.Basit dükkanlar
2.Entegre dükkanlar
3.Entegre elektronik ticaret

Basit dükkanlar, interneti alternatif bir pazarlama kanalı olarak kullanarak, telefon, televizyon vb pazarlama kanallarından yapılan satışa benzer ticaret yöntemini kullanırlar. Ön yüzde elektronik ticaret çalışıyor görülse de, sistem klasik üretim, satış standartlarına göre yapılmaktadır.
Entegre dükkanlarda, elektronik ödeme sistemleri de birleştirilmiştir. Tedarikçi firmanın bilgisayar uygulamaları ile bütünleşik bir yapı vardır.
Elektronik ticaretin hedeflerinden biri olarak gözüken entegre elektronik dükkanlarda ise hem müşteri tarafında hem de tedarikçi tarafında tüm uygulamalar entegre çalışmaktadır. Şirketler üretimlerini, talebe göre ayarlamakta, maliyetlerini, pazarlama faaliyetlerini buna göre şekillendirmektedirler. Altyapı ve lojistik kararlarını elektronik ticaret üzerine almaktadırlar.

Tüm bu aşamalar elektronik ticaretin basamaklarıdır. Adım adım geçilebileceği gibi son basamağa direkt olarak da atlanabilir. Ancak her basamağın şirketlere maliyetleri farklıdır. Şu anda dünyada başarılı olan, elektronik ticaretle uğraşan, şirketlerin çoğu ikinci aşamadadırlar. Birçoğu henüz kar etmemektedir. Ancak Amerika başta olmak üzere birçok ülkede şirketler uzun vadeli planlarını internet üzerine yoğunlaştırmaktadırlar. Türkiye’de olumlu bir çok gelişme olmasına rağmen internet alternatif pazarlama kanalı olmaktan öteye henüz geçememiştir. Çoğu şirket kendilerine doğrudan gelen tehditleri görememektedirler. Elektronik ticaretin dünyadaki gelişimi 10 yıllar öncesine dayanmıyor. Türkiye’de de durum böyle, emekleme aşamasındayız, ancak internet çocukları çok çabuk büyüyorlar. Internet üzerinde pazarlanması kolay ürünlerin başında bilgiye dayalı ürünler geliyor. Türkiye’de bankalar, borsa aracı kurumları hizmetlerini internet üzerine geçiriyorlar. Dünyadaki örnekleriyle beraber kitapçılar, cd dükkanları, beyaz eşya ürünleri, hazır giyim eşyaları, gözlükçüler bile ülkemizde internet üzerinde satış yapmaya başladılar. Bu firmalara dikkat etmek gerekli şu anda kozasında uçmayı bekleyen kelebeklere benziyorlar.

Türkiye’de gelecek için vizyonunu elektronik ticarete çevirmiş sayılı firma var. Uzun vadeli olarak baktığımızda, firmalar eğer önümüzdeki dönemlerde aynı hedeflerini sürdürür ve değişimlere göre revize hedefler geliştirirlerse gelecek onların. Türkiye’de herşey moda olarak algılanıyor. Medya kuruluşları birbirleri ile yarışarak yazılı ortamlarını internet üzerine taşılar ancak ondan sonra bir adım bile atamadılar. Internette birinci olmak önemli değil burada sürekli gelişim ve internet zamanına ayak uydurmak önemli. Birçok sektör yakın zamanda farklılaşacak. Medya, finans, eğlence sektörleri bunlardan birkaçı.

Ülkemizde elektronik ticaret hakkında yasal düzenlemelerin olmaması başta çok büyük sıkıntılar yaratıyor olarak görünsede dünya üzerinde birçok ülkede yasaları ile tamamen hazır değil. Ancak gelişim sürüyor. Türkiye’de Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu elektronik ticaret için gerekli altyapının ve yasaların hazırlanması için çalışmakta, bu Türkiye için büyük bir fırsat. Ancak şu anda elektronik ticaret üzerinde yasaların olmaması bu konu üzerinde çalışmalarımızı durdurmayacaktır. Elektronik ticaretteki gelişmeler mevcut yasalarımızla sürecektir. Yürürlükteki yasalar ile internet üzerindeki ticareti birleştirerek uyum yoluna gitmekten başka yol gözükmüyor. Fakat konu geliştikçe yasalar bunu takip etmelidir yoksa ilerde yasal mevzuat sebebiyle diğer ülkelerle rekabet avantajımızı kısa sürede kaybedebiliriz. Internet zamanında durup arkanıza bakacak zaman yok. Kısa sürede gelişen olaylara cevap vermek zorundasınız. Yasalarımızı kısa sürede günümüz şartlarına adapte etme zorunluluğumuz sürüyor.

Internet üzerinde adım adım fiziksel olarak tükettiğimiz tüm ürünleri yakında satın alabileceğiz. Fakat günümüzde satılması uygun ürünlerin lojistik sorunu ve danışmanlık alma isteği az, güvenirlikleri yüksek olmalı. Zaten dünyada bu eğilim üzerine elektronik ticaret gelişiyor. Kitap, CD, yazılım ve seyahat gibi ürünler tüm bu özellikleri taşıyorlar. Lojistik gereksimleri düşük. Internet üzerinde satın alınan bir kitap tedarikçinin deposu olan Almanya’dan Japonya’ya kolaylıkla ulaştırılabiliyor. Bu ürünler için danışmak gerekmiyor ve standart ürünler. Satın aldığınızda elinize ne geçeceğini biliyorsunuz. En önemlisi fiyatı ucuz ürünler. Internet üzerinde güvenlik sorunu sebebiyle fiyatı yüksek ürünlerin satılmasında sorunlar yaşanabiliyor. Bu sebeple entegre elektronik ticaret henüz yapılmıyor. Buzdolabı satın almak isterseniz, birçok güçlük sizi tuşların arasında bekleyebilir. Her ne olursa olsun, radyolu günlerimizi hatırlarsak ve gelişmelere bakarsak çok yakın zamanda her türlü ürünü net üzerinden almak mümkün olacak.

“Müşteri memnuniyeti” kavramı internet üzerinde önümüzdeki yıllarda önemini kaybetmeyecek. Müşterilerle iletişimi geliştirmemiz, onlara en uygun pazarlama stratejilerini geliştirmemiz gerekecek. Çapraz satışlar ancak yüksek müşteri memnuniyeti olduğu zaman gerçekleşecek. Müşterilere istedikleri zaman bize ulaşabilecekleri hizmeti sağlamak zorunluluğumuz olacak. Satış kanallarımız 24 saat açık kalacak. Hızlı ve doğru olan rekabeti kazanacak. Yeni hedef kitlelere ulaşanlar ve katma değer yaratan şirketler bu yarışta ipi göğüsleyecekler.
Başarılı elektronik ticaret uygulamaları için öncelikle gerekli vizyonu belirlemek ve belirlenen bu vizyon için gerekli yatırımları yapmak zaten işin oldukça büyük bir kısmı. Şirketler bundan sonra belirleyecekleri tüm stratejilerini internet üzerinde yoğunlaştırmaları gerekiyor. Teknoloji geliştiği ülkelerden diğerlerine doğru itilerek birden patlama yapıyor. Elektronik ticareti de böyle yaşayacağız. Kendimizi nasıl birden cep telefonları içinde yüzüyor bulduysak, bir sabah kapımızın önünde sütü buzdolabımızda kalmadığı için, buzdolabımız tarafından ısmarlandığı için bulacağız. Yüksek teknolojiyi kullanan ülkelerin takipçiliğini yapmak birkaç yıl için izlenecek en iyi taktik olabilir. Ancak teknolojiyi sürekli takip ederek bir yere varamayacağımız kesin gibi gözüküyor, bu nedenle artık araştırma ve geliştirme faaliyetlerine bütçe ayırıp, ilkleri yaparak tüm dünya piyasasında önde olmanın zamanı geliyor.

“Internet Zamanı” günümüzde geçerli olan bir kavram. “Internet zamanı” gerçek hayatta yapılan işlerin Internet üzerinde ne kadar sürede gerçekleştiğini gösteriyor. Fiziksel ortamda herhangi bir işi yapmanın süresi ile Internet üzerinde yapmak arasında çok büyük fark var. Internet üzerinde geç kalırsanız tekrar aynı piyasada aynı işe girmek için çok geç olabiliyor. Amazon.com örneği önümüzde duruyor. Hangi firma gerçek dünyada karşısındaki büyük rakibe bu kadar hızlı yetişebilirdi ki? Hangi küçük firma dev rakibini korkutmaya yetecek gücü bu kadar çabuk bulabilirdi ki? Artık yerel rekabet yerini uluslarası rekabete bırakıyor. Internet üzerinde yerinizi alsanızda almasınızda şirketler uluslarası rekabetle karşı karşıyalar. Tüketici ürününden memnun olacağı şirketi, kalitesi yüksek ürünleri önünde buluyor. Neden yanındaki kitapçıdan alsın ki? Tüm mağazalar tuşlara basacak mesafede. Kim müşterisini memnun ederse uzun vadede o kazançlı çıkacak. Bir kaç sene daha yerel rekabet belki sürecek ama bu gelişime hazır olmayan firmalar ve firmalarının web sitelerini kişisel “home page” leri olarak kullanan firma sahipleri birden kendilerini başka diyara geçtiklerini anlayamayacaklar.
“Kaçış ihtimali en çok kimi telaşlandırır ? Kimi olacak tüm olanlardan haberdar olmayanları veya vizyonlarını geleceğe çevirmeyen gardiyanları!”

Hiç yorum yok: